
Hiç düşündünüz mü, bir binanın içindeki elektrikten havalandırmaya ve yangın güvenliğine kadar her şey nasıl kusursuz bir şekilde bir arada çalışır? Aslında tüm bu düzenin olmazsa olmazı Mep tesisat projeleridir. Mep dediğimizde mekanik, elektrik ve sıhhi tesisatın, yani bir yapının can damarlarının kağıt üzerindeki dansından bahsediyoruz. Bence bu işin ucunda sadece çizmek değil, binanın özüne dokunmak var. Hele İstanbul gibi kıpır kıpır yaşayan bir şehirde. Yani sallanan bir transit kalabalığın ortasında en kritik projeyi çizerken kafanızda bin bir ses ve telaş dönüp dururken, projenin sağlamlığı iki kat önem kazanıyor.
Bir gün Levent'te bir AVM renovasyonunda sabaha kadar çizim yapmıştık. Elektrik projesini yerleştirirken havalandırma borularının tavanı neredeyse delik deşik etmesine engel olmaya çalıştım. O gün anladım ki detaylarda bütün başarı gizliymiş. Siz nasıl hissedersiniz bilmem ama çizim sırasında kullandığım kalemin kağıttaki hafif sürtünmesi insana güven veriyor. Elinizin altından geçen o çizgiler binanın omurgası gibi.
Peki Mep dediğimiz projelerde esas kurallar neler? Mep tesisat projesi, herhangi bir yapının mekanik sistemlerini, sıhhi tesisatını ve elektrik altyapısını düzenleyen teknik çizimlerden oluşur. Temel amaç hem kullanım konforunu hem de güvenliği sağlamaktır ve tabii yasaların belirlediği standartlara uymak en önemli şarttır. Burada hayal gücünüz kadar yönetmelikler de sizi şekillendirir. Unutmadan, kanunlar gereği çizimler detaylı ve eksiksiz olmalı. Hangi borunun hangi duvardan geçtiği, hangi panonun neye hizmet ettiği açıkça belli olmalı. Size atlanan küçücük bir ayrıntının sahada başınıza neler açabileceğini anlatamam.
Mep Projesi Çizimlerinde Olmazsa Olmaz Kurallar
Neden? Bir mimar olarak Mep çizimleri özenle hazırlanmalı. Hem sahadaki inşaat mühendisinin hem de uygulamacının kafasında soru işareti bırakmamalı. Mesela çizimlerin ölçekleri kesinlikle standartlara uygun seçilmeli. Bir ofis projesinde yaşadığım karmaşayı unutamam. Kat planlarının bazıları 1/200 bazıları 1/50'ydi. Detaydaki bir ölçüyü büyük planda bulamayınca saatlerce projede kaybolduk. Bence olabildiğince 1/50 ya da 1/100 gibi net ölçekler belirlemek hayat kurtarır.
Bir de semboller çok önemli. Standart semboller ve işaretler kullanmak kuraldır. Mesela tesisat kolonları, yangın dolapları, elektrik tabloları, prizler. Hepsi herkesin anlayacağı şekilde işaretlenmeli. Saha ekibi sembolleri gördüğünde anında çözebilmeli. Ayrıca şemalarla anlatımı desteklemek gerekiyor. Ataköy'de bir otel projesinde herkes farklı çizim tarzı kullanınca iş tamamen karışmıştı. Sonra tüm ekip şemalar ve tablo düzeni konusunda ortak bir dil oluşturdu da işler rayına girdi. Sembollerin ve şemaların ortak dili ekipler arası anlaşmazlıkları ortadan kaldırır.
Tüm çizimlerin başında akılınızı net tutacak en önemli şeylerden biri de lejant ve açıklama kutularıdır. Planın kenarında neyin ne olduğunu anlatan küçük ama hayati bir alan olur. Oraya bakınca örneğin o kalın çizgi sıcak su borusu mu yoksa elektrik hattı mı hemen anlayabilmelisiniz.
Kenar çizgilerinin net olması, kat planında tesisatın yerleşimiyle ilgili tüm bilgiye ulaşılabilirlik ve tüm sistemlerin birbiriyle çakışmayacak şekilde yerleştirilmesi de işin kilit kısmı. Alanların dar olduğu eski İstanbul binalarında bir boru başka bir sistemle çakışmasın diye defalarca ölçü aldığımızı hatırlıyorum. Şantiyedeki ustaların matkap sesleri arasında birbirimize planı okurduğumuz o günlerde, projenin kağıtta ne kadar berrak olursa sahada da o kadar pürüzsüz ilerlediğini gördük. Sizce zamanında net bir plan yapınca herkes daha mı rahat çalışıyor?
Bir diğer önemli kural çizimlerin güncel yönetmeliklerle tamamen uyumlu olarak hazırlanmasıdır. Örneğin yangın kaçış koridorları ve havalandırma tesisatı mevcut şartnamelere uymalı. Elektrik hatlarının bağlantısı, kota ve yüksekliklerin her biri belirtilmeli. Ayrıca cihaz yerleşimleri ve montaj detayları da ayrı bir hassasiyet ister. Yanlış bir kota yazmak uygulamada tüm sistemi rezil edebilir. O yüzden bence çizim bittikten sonra kendi projenize yabancı bir gözle bakıp hataları tespit etmeye çalışmak çok işe yarıyor.
Tasarımda Duygular ve Malzemeler Arasındaki Denge
Hiç binanın içinde gezerken gözünüz tavan arasındaki borulara ya da yerden geçen kablolara takıldı mı? Mesela bazen dokunduğunuzda bakır borunun soğuk pürüzlü yapısı elinizi titretebilir. İnşaat sahasındaki demir ve betonun o ham ve gerçekçi kokusu insanın içine değişik bir his bırakır. Üstüne bir de iş makinelerinin gürültüsüyle birleşince sahada kapalı devre bir enerji oluşur. İşte Mep çizimlerinde kimse bu detayları göremese de aslında kağıda döktüğünüz her boru, her vana o yeniden oluşan yaşam enerjisinin ilk iskeletini oluşturur.
Mep projesi hazırlarken ben genellikle kağıt üstünde bile olsa gözümde malzemenin dokusunu canlandırırım. PVC boruların hafif geçirgenliğini, eski tip dökme boruların ağırlığını ya da bir pano kapağının metalik parlaklığını tasarıma yansıtmak isterim. Çünkü sonuçta tasarlanan şey sadece teoride kalan bir şema değil. Gerçek insanların elinden geçecek, gerçek malzemelere dokunacak bir yapı olacak. Bunun bilinciyle çizmek insana ayrı bir sorumluluk hissi yüklüyor. Özellikle restorasyon projelerinde eski dokuları korumak amacıyla boruları ve kanalları gizlemeye çalışmakla çok uğraşmıştım. Eminönü'nde tarihi bir konakta en eski kalorifer borularını bile projeye işleyerek herkesin görebileceği şekilde sakladık. Böylelikle hem orijinalliği kaybetmedik hem de çağdaş ihtiyaçları çözdük.
En sonunda Mep tesisat projeleri bina yaşamının huzurunu, güvenliğini ve işleyişini perdeliyor. Sadece çizgilerden ibaret değil. Hatta bence en çok hissedilen o görünmeyen detaylar oluyor. Binanın içindeki suyun fısıltısını, kabloların arkasındaki elektrik akışını ya da sürekli çalışan havalandırmanın ritmini anlatabilmek için bazen bir çizginin tonunu bile değiştirmem gerekiyor.
Şimdi sizi düşündüreyim. Siz hiç bir yapının içindeki tesisat sistemini fark ettiğinizde orada çalışan mimarın ya da mühendisin hissettiklerini merak ettiniz mi? Belki de siz de kendi projelerinizle ilgili anlatacak ilginç bir deneyim yaşamışsınızdır. Yorumlarınızı paylaşmak ister misiniz?
Kategoriler: GENEL, MİMARİ TANIMLAR
